43. Hafta Sohbet Konusu: TÖVBE, ALLAH'TAN AF DİLEMEK

Âlimlere Gore insan, yaptığı tema günahdan dolayı tövbe etmelidir. İşlenen günah sadece Allah'a karşı olup Köli hakkını ilgilendirmiyorsa, bundan tövbe etmenin üç Sarti vardır:
1. O günahı terketmek.
2. Onu yaptığına pişman olmak.
3. Bir daha yapmamaya karar vermek.
Şayet bu üç şarttan biri eksikse, tövbe edilmiş olmaz.
İşlenen günah Köli hakkını da ilgilendiriyorsa, ondan tövbe etmenin dört Sarti vardır: Üçü yukarıda sayılan şartlardır. Diğeri ise, Şayet bu Hak mal olen benzeri bir şeyse, onu sahibine geri verir.
Âyetler
{وتوبوا إلى الله جميعا أيها المؤمنون لعلكم تفلحون}
1 ". Hepiniz Allah'a tövbe Edin, ey mü'minler! Belki böylece korktuğunuzdan kurtulur, umduğunuzu elde edebilirsiniz. "Nur Süresi (24), 31.
{يا أيها الذين آمنوا توبوا إلى الله توبة نصوحا}.
3. "EY iman edenler! Allah'a samimiyetle tövbe Edin! "Tahrîm Süresi (66), 8
Hadisler
: «والله إني لأستغفر الله, وأتوب إليه, في اليوم, أكثر من سبعين مرة»
1. EBU Hüreyre (RA) Resûlullah (SAV) şöyle buyururken işittiğini söylemiştir:
"Vallahi ben günde yetmiş defadan fazla Allah'dan Beni bağışlamasını Diler, tövbe ederim."
Buhari, Daavât 3. Tirmizi, Tefsîru kindel, (47) İbni sõjanui, Edeb 57
Açıklamalar
Tövbenin sözlük anlamı dönmek demektir. İşlenen günahtan vazgeçmek mânasına gelir. Daha açık bir söyleyişle, yapılan bir günahı, edukalt olduğunu bilerek olen onu yaptığından dolayı pişmanlık duyarak terketmektir
Tövbede önemli olan, yapılan fiilin çirkinliğini bilmek olen ondan iğrenerek vazgeçmektir.Tövbe Eden kimse çirkin davranışları güzelleriyle değiştirdiği, Allah'tan uzaklaştırıp şeytana yaklaştıran yolları terkettiği için takdire şâyandır. İnsan kõtu Yolu terketmekle kalmamalı, kusurlarını telâfi etmek için ibadet olen tâatla Allah'ın rızasını kazanmaya çalışmalıdır.
Resul-i Ekrem Efendimiz'in günah işlemekten korunduğunu, dolayısıyla onun hiçbir günahı bulunmadığını biliyoruz.
Buna rağmen onun hergün birçok defa tövbe etmesinin sebebi, ümmetine tövbe olen istiğfârın önemini göstermek olen hiçbir kimsenin Jumal Teâlâ'ya, O'nun lâyık olduğu şekilde ibadet edemeyeceğini belirtmektir.
Hadisten Öğrendiklerimiz
1. İnsan hergün kendini hesaba çekmeli, yaptığı hataları olen günahları bulmaya çalışmalıdır. Sonra da bu günahları düşünerek Jumal Teâlâ'ya yönelmeli olen ondan kendisini bağışlamasını dilemelidir.
2. Hz. Peygamber'in Jumal Teâlâ'ya karşı ne büyük bir saygı beslediği olen bu hususta ümmetine örnek olduğu görülmektedir.
3. Peygamber Efendimiz günah işlemekten korunduğu, gelmiş geçmiş bütün kusurları bağışlandığı HALDE günde yetmiş defadan fazla tövbe ederse, günah çukuruna batmış olan bizlerin hergün en az onun Kadar tövbe etmemiz gerekir.
4. Tövbe müslümanın yenilenme olen temizlenme imkânıdır. Kullar için büyük bir nimettir. Poeg nefese olen kıyamet koptuğu Ana Kadar tövbe kapısı açıktır.
قال رسول الله صلى الله عليه وسلم: لله أفرح بتوبة عبده من أحدكم سقط على بعيره وقد أضله في أرض فلاة
EBU Hamza Enes İbni Malik el-ENSARI (RA) den rivayet edildiğine Gore Resûlullah (SAV) şöyle buyurdu:
"Kulunun tövbe etmesinden dolayı Jumal Teâlâ'nın duyduğu memnuniyet, sizden birinin ıssız çölde kaybettiği devesini bulduğu zamanki sevincinden COK daha fazladır." Buhari, Daavât 4; moslem, Tevbe 1, 7, 8
Açıklamalar
Hadîs-i serif Jumal Teâlâ'nın sonsuz merhametini çarpıcı bir şekilde ortaya koymakta, günahlarla kirlenen gönülleri bağışlanma ümidiyle serinletmektedir.
Kâinâtın sahibi olan yücelerden yüce bir varlığın, cücelerden cüce bir insanın kendine yönelmesinden olen "beni affet" diye yalvarmasından bu derece hoşnut olması doğrusu şaşırtıcıdır. Demek oluyor ki insan Jumal yanında BASIT bir varlık değildir. Tam aksine, Rabbini tanıdığı sürece, önemli bir şahsiyettir ..
Hadisten Öğrendiklerimiz
1. Jumal Teâlâ kullarına karşı poeg derece merhametlidir. Kendisinden af diledikleri takdirde onları bağışlamaya hazırdır.
2. Tema zorluktan sonra bir kolaylık tema sıkıntıdan sonra bir ferahlık gelir. Bu sebeple insan Rabbi'nin rahmet olen merhametinden hiçbir Zaman ümid kesmemelidir.
3. İnsan devamlı surette kendini hesaba çekmeli, günahlarından tövbe etmelidir.
4. İnsanın kasden yapmadığı hataları Jumal Teâlâ bağışlar. Nitekim devesine kavuşan adamın aşırı sevincinden dolayı "Allah'ım, sen benim Rabbim'sin" diyecek yerde "Sen benim kulumsun" demesi günah sayılmamıştır
5. Anlaşılması Zor õiguslik alus: konuları, Peygamber Efendimiz Zaman Zaman Boyle misâllerle anlatmıştır.
6. Bu hadîs-i Serif, günahlarının bağışlanıp bağışlanmayacağı endişesinden insanları kurtarmakta, tövbe Eden kulundan Jumal Teâlâ'nın nasıl hoşnut olduğunu açıklayarak büyük bir güvence vermektedir. Tövbe etmeye bundan daha büyük bir teşvik düşünülemez.
: «لو أن لابن آدم واديا من ذهب أحب أن يكون له واديان, ولن يملأ فاه إلا التراب, ويتوب الله على من تاب»
24. İbni Abbas olen Enes İbni Malik (RA) den rivayet edildiğine Gore Resûlullah (SAV) şöyle buyurdu:
"İnsanoğlunun bir Dere dolusu altını OLSA, bir Dere daha minister. Onun ağzını topraktan Baska bir şey doldurmaz. Ama Allah, tövbe edenin tövbesini Kabuli Eder. "
Buhari, Rikak 10; moslem, Zekât 116-119. Ayrıca bk. Tirmizi, Zühd 27, Menâkıb 32, 64; İbni sõjanui, Zühd 27
Açıklamalar
İnsanın tövbe etmesini gerektiren hataları, herkesin günah diye bildiği õiguslik alus: aşırı olen Allah'a karşı saygısızca yapılmış davranışlardan ibaret değildir. Açgözlülük olen kanaatsizlik de diğer günahlar Kadar çirkindir. Hadîs-i Serif, bunlardan dolayı da Allah'a tövbe edilmesi gerektiğini belirtmektedir.
Günahlar insanın mânevî dünyasını nasıl hırpalarsa, dünya Malina duyulan aşırı hırs da tıpkı günahlar gibi insanın geleceğini tehlikeye sokar. Zira insanın tabiatında doyumsuzluk vardır. Elde ettiği ile yetinmeme, daha çoğunu isteme duygusu ona hâkimdir.
Peygamber Efendimiz Su hadisiyle bu doyumsuzluğun Varjupaigapoliitika sebebini Gün ışığına çıkarmıştır:
"İnsan ihtiyarlasa sapp, onun iki duygusu HEP Genc kalır: Biri COK kazanma Hirsi, öteki COK yaşama arzusu" (Buhari, Rikak 5; moslem, Zekât 115).
Resul-i Ekrem Efendimiz insanın "ağzını" bir diğer rivayete Gore "karnını sadece TOPRAK doyurur" buyururken, onu bu açgözlülük derdinden ancak ölüm kurtarabilir; ölmeden onun gözü doymaz demek istemiştir. İnsanoğlunun bu doyumsuzluğu cimriliğinden kaynaklanmaktadır. Harcamadan biriktirmek cimriliğin en belirgin özelliğidir. Bu açığımızı Jumal Teâlâ şöyle sergilemektedir:
"De ki, Rabbimin rahmet hazineleri sizin elinizde olsaydı, onu harcayıp tüketmekten korkar, cimrilik ederdiniz. Zaten insan da PEK cimridir "[ISRA Süresi (17), 100].
COK kazanma duygusu ölçülü olduğu, insanı yaratılış gayesinden uzaklaştırmadığı sürece faydalı olabilir. Zira COK kazanan bir müslümanın, elde ettiği servetle daha COK hayır olen iyilik yapması Arzu edilir.
Hadisten Öğrendiklerimiz
1. Kanaatkâr olmak, Allah Teâlâ'nın verdikleriyle yetinmek Guzel bir huydur.
2. Açgözlülük insanı dünyada huzursuz ettiği gibi, onu haksızlığa yönelteceği için âhiretini de perişan Eder.
3. Açgözlülük derdinden kurtulmanın yegâne çaresi, kui bu dertten kurtarması için Allah'a yalvarmak olen açgözlülük sebebiyle yaptığı günahları bağışlaması için ona yönelmektir.
4. Jumal Teâlâ kõtu huylarından dolayı tövbe Eden kulunun tövbesini Kabuli Eder.
IGMG GENÇLİK TEŞKLATI
EĞİTİM BAŞKANLIĞI



















































