elise neal nude national park hiking stick medallions indian mom sex stories lebanon hot song spanish worksheets mmorpg name generator getting over someone quotes beth williams kristin kreuk nude fake printable social skills activities solonude louisa lytton nude phrase scramble solver target employee benefits roman shades target reiko aylesworth nude sarah laine nude antietam fourth of july dallas backpage adult entertainment 25th birthday quotes rachel cole nude mexican putas vladik nude rei ayanami naked book name generator tisha campbell martin nago gary sinise politics erika alexander nude lyssa chapman naked carla gugino naked tamzin malleson nude nude water park cowboy hat tattoo little summer nude barbara eden nude moment of truth quotes cum soaked women beautiful naked women helen steiner rice anniversary poems van halen acoustic nude black men naked scottish women megalyn echikunwoke naked funny braces names war name generator alison sweeney nude brenda dygraf nude flapper porn the bucket list quotes powerlifting quotes
Logo

Müslüman Gençlik Teşkilatı

42. HAFTA SOHBET KONUSU: ISI ASAJ İYİ NİYET VE İHLÂS Ile YAPMAK

16. Oktober 2009 von mkaraoglu

kuran25

16 KK GJILAN 2009 EV SOHBETİ

ISI ASAJ İYİ NİYET VE İHLÂS Ile YAPMAK

Âyetler

{وما أمروا إلا ليعبدوا الله مخلصين له الدين حنفاء ويقيموا الصلاة ويؤتوا الزكاة وذلك دين القيمة}

  1. 1 "Onlara sadece su emredilmişti:. Batil dinleri bırakarak yalnız Allah'a yönelip ona itaat etsinler, ne Xhamine e kılsınlar, versinler zekâtı. İşte Dogru din budur ". Beyyine sûresi (98), 5

{قل إن تخفوا ما في صدوركم أو تبدوه يعلمه الله}.

3 "De ki, gönlünüzdeki duyguları saklasanız da, da açıklasanız Allahu hepsini bilir." Al-i Imran sûresi (3), 29

1.HADIS

«إنما الأعمال بالنيات, وإنما لكل امرئ ما نوى, فمن كانت هجرته إلى الله ورسوله فهجرته إلى الله ورسوله, ومن كانت هجرته لدنيا يصيبها, أو امرأة ينكحها فهجرته إلى ما هاجر إليه»

Mü'minlerin emîri Ebu Hafs Omer ibni Hattabi radıyallahu Anh, i Resûlullah ve salallahu aleyhi sellem s Gallery şöyle buyururken dinledim, i kushtuar:

"Yapılan WALO niyetlere göredir. Herkes yaptığı isin karşılığını niyetine Gore alır. Kimin ve niyeti Allah'a Resûlü'ne varmak, onlara hicret etmekse, Eline geçecek sevap ve da Allah'a Resûlü'ne hicret sevabıdır. Kim de elde edeceği bir dünyalığa veya evleneceği bir kadına kavuşmak için yola çıkmışsa, onun hicreti de hicret ettiği şeye göredir.

ACIKLAMALAR

Bu hadîs-i şerîfin söylenmesine şöyle bir olayın sebep olduğu anlatılır:

Sahâbîlerden biri, Ümmü kays adlı bir hanımla evlenmek Ister. Fakat o günlerde Ümmü kays Medine'ye hicret etmeyi düşünmektedir. Kendisiyle evlenmek isteyen sahâbîye, niyeti ciddî ise Medine'ye ve hicret etmeyi orada evlenmeyi teklif Eder. Mekke'deki kurulu düzenini terketmeyi henüz düşünmeyen o Sahabëve Ümmü Kays'la evlenmek arzusuyla Medine'ye hicret etmek zorunda kalır. Bu durumu bilen sahâbîler, Ümmü Kays'ın muhâciri anlamında "Muhâciru Ümmü kays" diye takıldıkları o zâtın, hicret sevabı kazanıp kazanmadığını tartışmaya başlarlar. İşte o Zaman Peygamber Efendimiz, bu hadîs-i şerîfle meseleye açıklık getirerek herkesin niyetine Gore sevap kazanacağını belirtir.

Ahmed İbni Hanbel, Ebu Dâvûd, Tirmidhiu, gibi büyük âlimler, bu hadisle, İslâmiyet'in UCTE birini anlamanın mümkün olduğunu söylemişlerdir.

Imam Şâfiî, bu hadisin yetmiş ayrı konuyla ilgisi bulunduğunu, bu sebeple de ONU din ilminin yarısı saymak gerektiğini belirtmiştir.

Imam Buhari ise, kitap yazanlara bir nasihatte bulunarak, eserlerine bu hadisle başlamalarını tavsiye etmiştir.

İşte bizlerde bu nasihatlere uyarak, VE BYK SYK derslerimize amellerin niyetlere Gore olduğunu anlatan Hadis-i Şerifle başlamak istedik.

Şimdi niyetin ne olduğunu görelim:

Niyet, bir isi Allahu rızâsı için yapmayı kalbden geçirmektir.

Bir është ya kalble, ya dille veya diğer organlarla yapılır.

  • Kalbimizle yaptığımız WALO, düşüncelerimizdir niyet ve.
  • Dilimizle yaptıklarımız konuşmalarımızdır.
  • Organlarımızla yaptığımız WALO de davranışlarımızdır fiil ve.

Sozler ve davranışlar çoğu zaman niyete bağlı olduğu için, iyi niyet bazan başlı başına bir ibadet olur.

Ameller yâni yapılan WALO niyete Gore değer kazanır sözü, çoğu zaman organlarımızla yaptığımız işleri kapsar. Yoldaki bir Tasi, insanlara zarar ve vermesin düşüncesiyle sevap kazanmak ümidiyle kaldırıp atmak bir ibadet sayılır. Birinin malını meşrû olmayan yollardan elde etmeye karar vermişken, Allahu korkusuyla bu düşünceden vazgeçmek de aynı şekilde sevap kazanmaya vesile olur.

Kalbden Gecen düşünceler, iyi niyete dayandığı zaman Allahu katında değer kazanır. Bu esnada ve kalbin uyanık şuurlu olması gerekir.

Dil bir şeye niyet ederken kalb bu düşünceye katılmazsa, niyet makbul olmaz. Hadîs-i şerîfte anlatıldığı üzere All-ü Teâlâ bizim şeklimize, kalıbımıza Degil, kalblerimize Bakar, niyetlerimize değer verir.

Abdullah İbni Ömer'in oğlu Salim, Omer halife İbni Abdülazîz'e yazdığı mektupta şöyle demişti:

"Şunu iyi bil ki, Allahu Teâlâ'nın yardımı kuluna, kulun niyeti kadardır. Tam Kimin niyeti olursa, yardımı Allah'ın ona da tam olur. Kádár Niyeti ne azalırsa, Allah'ın yardımı Kádár da o azalır ".

İyi niyete dayanmayan, sadece gösteriş için ve yapılan ibadetlerin güzel davranışların Allahu katında hiçbir değeri bulunmadığını Peygamber Efendimiz ibretli bir misâlle ortaya koymuştur. Bu hadîs-i şerîfe Gore kıyamet gününde DEFA ilk Bir şehid hakkında Ligjore verilecek. All-llahu Teâlâ ona ne yaptığını sorduğunda:

- Senin uğrunda çarpıştım, şehid edildim, diyecek. Fakat Cenâb-i Hak ona:

- Yalan söyledin. Sana Cesur adam desinler diye çarpıştın, buyuracak ve o adam yüz üstü sürüklenerek cehenneme atılacak.

Daha sonra ILIM öğrenip öğreten ve Kur'an okuyan Bir kimse getirilecek. Ona da ne yaptığı sorulacak.

- Ilmi öğrettim öğrendim ve. Senin için rızânı kazanmak Kur'an okudum, diyecek. All-llahu Teâlâ ona:

- Yalan söyledin. Ilmi, Sana alim desinler diye öğrendin. Kur'an'ı ise, güzel okuyor desinler diye okudun. Nitekim öyle de denildi, buyuracak. O adam da yüz üstü sürüklenerek cehenneme atılacak.

Hadîs-i şerîfin devamında zengin bir kimsenin huzura getirileceği, onun da malını Allahu rızası için harcadığını söyleyeceği, ona, "cömert adam" desinler diye malını ve sarfettiği söyleneceği diğerleri gibi onun da cehenneme atılacağı belirtilmektedir.

Bu niyet hadisinden şöyle bir sonuç çıkmaktadır da:

Aslında ibadet olmayan bazı WALO, iyi niyetle yapıldığı takdirde Ibadete dönüşebilir. Meselâ yemek yiyen kimse, bu gıdalardan elde edeceği kuvvetle ibadet edeceğini düşünürse, yemek yerken bile sevap kazanmış olur. Normal ticaretini yapan kimse, işini en iyi şekilde yaparak insanlara hizmet etmeyi, onları aldatmamayı düşünürse, hem hem para de sevap kazanabilir.

"Kim âhiret kazancını istiyorsa, onun kazancını çoğaltırız. Dünya kazancını isteyene de dünyalık veririz; ama onun âhirette bir nasibi olmaz "[Sura sûresi (42), 20].

Hadisten Öğrendiklerimiz:

1. Yapılan işlerden sevap kazanabilmek için o işlere iyi niyetle başlamak gerekir.

2. Niyetin kalben yapılması önemli olduğu için, bunu ayrıca dille söylemek değildir şart.

3. All-llahu rızası gözetilmeden yapılan işlerden sevap kazanılamaz.

4. Insan göründüğü gibi olmalı, dünyevî bir çıkar için Dini kullanmamalıdır.

5. İhlâs, niyet sağlamlığı demektir.

-----------------------

2.Hadis

«إن الله لا ينظر إلى أجسامكم, ولا إلى صوركم, ولكن ينظر إلى قلوبكم وأعمالكم»

Den EBU Hüreyre Abdurrahman İbni Sahr radıyallahu Anh s Gallery rivayet edildiğine Gore Resûlullah ve salallahu aleyhi sellem şöyle buyurdu:

- "Allahu Teâlâ sizin bedenlerinize ve yüzlerinize Degil, të kalblerinize Bakar."

Açıklamalar

İnsanlar genellikle dis görünüşe önem verirler. Güzel ve yakışıklı olanlarla varlıklı kimseler toplumda daha büyük itibar görürler. Çirkin ve fakir olanlara Pek değer verilmez. Bu ölçüler ruh ve Gonul dünyasını tanımayan sig ve Sathi kimselerin değer ölçüleridir.

All-llahu Teâlâ ise insanların davranışlarını iyi ve kötü olarak değerlendirirken ne Bedenit güzelliğine, NE de mal varlığına Bakar; çünkü bunlar gelip geçici değer ölçüleridir. Önemli olan ruh güzelliği ve Gonul zenginliği dir. Daha da önemlisi bu ruh güzelliği ile Gonul zenginliğinin iyi hal, ve güzel davranış samimi ibadetler olarak tyre nuk pajtohen yansımasıdır. İnsanlara iyilik yapma heyecanıyla, Allah'a kulluk edebilme aşkıyla yaşamaktır. Kalıcı olan, insanın gerçek değerini ortaya çıkaran işte bu meziyetleridir

"All-llahu Teâlâ ve sizin yüzlerinize mallarınıza Degil, kalblerinize ve amellerinize Bakar" (Muslim, Birr 34).

Bir âyet-i kerîmede Allahu Teâlâ'nın Maddi görüntülere değer vermediği, insanda mânevî güzellik aradığı şöyle ifade edilmiştir:

"Sizi yanımızda değerli kılacak olan ne mallarınız, ne de evlatlarınızdır. Ancak imani Edip güzel ve hayırlı WALO başkadır yapanların durumu. Onlara yaptıklarının Kat Kat fazlasıyla mükâfat verilecektir "[Sebe 'sûresi (34), 37].

Resul-i Ekrem Efendimiz'in, kendi mübârek göğsüne, daha doğrusu kalbine işaret ederek UC DEFA: "Takvâ işte şuradadır" (Muslim, Birr 32, Tirmidhiu, i Birr 18) buyurması, insanın gerçek değerinin ihlâslı bir kalbe sahip olmasıyla anlaşılacağını göstermektedir.

Peygamber Efendimiz kalbin önemini şöyle belirtir:

"Şunu iyi bilin ki, insan vücudunda Kücük bir et parçası vardır. Eğer bu et parçası iyi olursa, bütün vücut iyi olur, bozulursa, bütün vücut bozulur. İşte bu et parçası kalbdir "

Hadisten Öğrendiklerimiz

1. All-llahu ve Teâlâ ibadetleri güzel davranışları değerlendirirken samimiyet derecesini, ihlâs ve iyi niyeti ESAS alır.

2. Kalb, Allah'ın çok değer verdiği, devamlı surette bakıp kontrol ettiği bir merkezdir. Bu sebeple ONU kötü duygulardan arındırmak, dinin tavsiye ettiği ve güzel hal davranışlara sahip kılmak gerekir.

3. Ve İbadetleri makbul değerli kılan kalbdir. Bu sebeple Kelbi öncelikle afërmit ve haset gibi mânevî ve ictimâî hastalıklardan arındırmalı, mükemmel shëndetshëm getirmeye çalışmalıdır.

IGMG GENÇLİK TEŞKİLATLARI Egitim BAŞKANLIĞI


Tags: , , , , , , , , , ,
Abgelegt në ILIM , të Sohbetler

Einen Kommentar schreiben

Bitte beachten: Die Kommentar-Moderimi ist eingeschaltet, deshalb könnte IHR Beitrag etwas später veröffentlicht werden. Sie brauchen Ihren Kommentar mehrmals nicht abzugeben.